YÜZÜN/YARAN/SIZIN


Kocaman düğme
Sımsıkı ilik
Acıtacaksın içimden her geçtiğinde
Uzun oraklarıyla biçecek saçların aklıma düşen sözlerin sütten köpüğünü
Bende hep o  terli, ıslak kokusu
sarsıntıları önceden bilen tedirgin köpeklerin
Ruhumun kirişleri kopacak ergin, dirençli gövdene sarıldıkça
Ve sabahlar, akşamlar birbirine karışacak teninin rengini tutturana dek ufukta yanıp sönen gün
Yüzün-yaran-sızın
Nah böyle kafa yaran taşlar kadar sövüyorum  kaderlere, allahlara, şarap taslarına filan
da
işin aslı
bende seni unutacak göt yok
Hem vallahi hem billahi
bende seni unutacak şuncacık göt yok…

25,07,20

RAKININ LATİNCESİ

tumbral.com

benden mi kuşların avluya serdiği
mümkün ruh
taş olmuş kanatlarla
saçmalayan gözden düşen bir tüfengi
göçe kalkmış buluta
mümkün mü yüzün başka yerlere haber vermeden çağırsın beni
yoksa  yüz yüze bakmamız zor
ve cigara da olmasın
bırakması zor şeyler olmasın aramızda
geçen akşamki  şarap nasıl da boktandı öyle
rakı içelim mi, rakı
paylaştıran bir kokusu var anasonun (pimpinella anisum)
gelirken de kuşa çarptım
çok küçüktü, hava da karanlık
inip bakmadım
ama kesin ölmüştür
göğüs kafesinin artık ön camda esneyemeyip teslim olduğunda çıkarttığı  sesi duydum
çarpmasaydım iyiydi
kuş için de benim için de
Et non invenietis antequam moriar
, der anneler, bulmadan ölmem
rakı içelim mi rakı
hazır  yüz yüze oturmuşken
sana anlatacaklarım var  Vergilius …

04,07,20

GÜNEBAKAN

Yüzlerin atlasında yok dünyalardı
çizgilerinin ucundan tutup keşfetmeseydin
Dönemezlerdi ifadelerinden sana
başka güneşlerle doldurmaya çekirdeklerini
Ayrı ayrı yörüngelerden çıkıp birleştiler Esmer -nerdeyse karanlık- memelerinden
emdiler tanrının  daha güzel günahlarını

uzak ışıkların  cemâziyelevvelinden…

30,06,20