Başlangıç » Genel » POST-IT

POST-IT

adult art conceptual dark

Photo by Pixabay on Pexels.com

Muhtemeldir ki gelinlerininkini beğenmeyen kaynanalar tarafından kundaklanan bebeklerin tahta beşiklerinde mışıl mışıl uyuduğu odalarda mayalanan ezgimiş sesiyle konuşuyor  bizimle/

Şehirler gezmeyi seven eski bir radyo frekansı gidip geliyor kulaklarımızda(1)/

Düşlerinin hatları yüzününkilere karışıyor/

Şimdi bakışında biz hepsini seçemesek de uçuşan toz zerrecikleri vardır/

Ve o toz zerrecikleri kendinden yapışkanlı bir not kağıdının her yere sıkı sıkı sarılmayı seven kısmına tutunup onu mantar panoyu terk etmeye ikna ettikleri için yine yukarıda bahsi geçen bakışta gidilmemiş bir randevu, edilmemiş bir telefon, alınmamış bir şişe şarap ya da içi tıka basa bezelye ve havuçla dolu milföy hamurlu dondurulmuş börekler vardır/

Ve o sanki bütün bu olup biteni bize değil de sadece bir kişiye –cigarayı günde iki pakete düşürüp, rakıyı sütle içmeye başladığı halde son altı ayda iki kez mide kanaması geçiren, her buluşmamıza gizemli dumanların içinden güzel kafasıyla çıkıp gelerek son anda bir şekilde katılan arkadaşımıza- anlatıyor/

Bizse uzun yolculuk güzergahlarının olmazsa olmazı, otobüsleri mor ışıklı sinekkapanlar gibi kendine çeken mola yerlerinden birinde memlekete dönmeden bir gece önce bütün paralarını canlı müzik çalan barlarda biraya yatırdıklarından beş kuruşsuz iki üniversite öğrencisi gibi , yarım saatliğine ışıkları sönmüş, kaloriferleri kapanmış otobüsün koltuklarına mıhlanmış oturuyor , tavan rafında unutulmuş ve umursanmamış herhangi bir şey olduğumuzun farkına varmamıza rağmen umutla dönüp bizi almalarını bekliyoruz/

Oysa az çorbamızı içip birkaç incecik dilim ekmek yiyebilsek, müessesenin ikramı olduğunu duyunca ikincileri söylediğimiz çayımızın yanına Maltepe pazarından alınmış filtresiz Camel’ larımızı yakabilsek bizim de dilimiz çözülecek, seslerimiz duyulacak, yüzümüze düşler, hayaller inecek/

Belki o zaman öğretmenim beğenmediği için hiç de mübarek görünmeyen yeşil pelikan silgimle kenarı kırmızı çizgili defterimden adeta keseleye keseleye çıkardığım ucu bence pek güzel kıvrılmış o harfi yeniden yazacağım ilk gördüğüm kendinden yapışkanlı not kağıdına…

 

20,07,18

(1) Sait Faik ABASIYANIK’ ın bir hikayesinden alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s