Başlangıç » Genel » KARTALIN AĞACI

KARTALIN AĞACI

 

IMG_2799

         Kartalın Ağacı’ nı herhangi bir evden herhangi bir denize doğru giderken yolunuzun üzerinde muhtemelen de sağ tarafınızda görürsünüz . Kartalın Ağacı her şeyiyle biraz tuhaftır. Evden denize giderken eve daha yakınmış gibi gelir ama akşam üzeri yorgun argın ve acıkmış bir şekilde eve dönerken onun denize daha yakın olduğunu düşünürüz. Durmadan bizimle dalga geçer.Algımızı,  ölçüp biçip kavradığımız nesnelliğimizi çimdikler durur. Ben onun bir çınar ağacı olduğunu düşünmeyi seviyorum ama bir kavak olmaya daha yatkın. Uzun, zayıf gövdesiyle ve her an kaçması gerekebilecekmiş gibi gövdesinden fazla uzaklaşmayan derli toplu dallarıyla kendisini belli eder. Ona ulaşmak ve daha yakından bakmak isterseniz asfalt yolun hemen kenarından başlayan ve bir müddet devam ettikten sonra bataklığa teslim olup adım adım izini kaybettiren patikayı takip etmelisiniz. Eğer karadan gitmeyi değil de sazlıktan ona ulaşmayı tercih ederseniz ya genellikle hep o civarda ağ atan balıkçıdan ya da tek kırma tüfeğinin parıltısına bakılırsa onu her gece özenle temizlediği belli avcıdan  rica ederseniz küçük bir ücret karşılığı sizi çok yakınına bırakırlar. Bataklıktaki tek ağaç odur. Sazlık ondan utandığından ya da korktuğundan ya da umursamadığından olsa gerek yanına kadar gitmez. Kara çamurun içine, çok derinine sapladığı kökleriyle dimdik ayakta dururken insanda bir merak uyandırır. İster karadan, ister sudan gidin ona ulaştığınızda neredeyse dizlerinize kadar çamura battığınızı görürsünüz ve onun kabuğuna dokunduğunuzda bu zahmete değip değmediğini kendinize sorarsınız ama yine de bütün bunları bilmenize rağmen oradan her geçişinizde arabanızı kenara çekip paçalarınızı sıvar ve bataklığın her sene biraz daha kısalttığı, ortasını ayrıklar bürümüş patikaya dalarsınız.

          Öte yandan eskiden ağaçta büyük bir yuvası olan kartal da artık yok. Artan ziyaretçilerden ve onların gürültülerinden sıkıldığı için uzun zaman önce yuvasını sazlığın bitiminde yükselen kayalıklardaki korunaklı ve sakin oyuklardan birine taşıdı. Yine de bazen gün ağarırken gelip ağaca, eski yuvasının olduğu dala konar ve etrafını süzerek av arar ama biz onun asıl maksadının günün ilk ışıklarıyla bataklıktaki deliklerinden çıkıp arka arkaya dizilerek yolun karşısına geçen küçük kırmızı yengeçlerin yan yan yürümelerini ve kıskaçlarını tıkırdatarak birbirlerine laf atmalarını seyretmek olduğunu biliriz. Kartal da tıpkı bizim gibi onun büyük bir hayal kırıklığı mı yoksa eşsiz bir varlık mı olduğuna karar veremediğinden vazgeçemez ondan ve onu etrafına serpiştirilmiş şeyleri kullanarak bir arada tutar. Zaten bataklık hiçbir yerde rahat edememiş küçük şeylerle doludur. Bu bazen nilüfer yaprağının üstünde güneşlenen bir kurbağa olur, bazen de keskin dişli sudaklardan kaçmak için aynı nilüfer yaprağının altına saklanan iribaşlar.

          Kartalın Ağacı hakkında söylenecek daha çok şey var elbette ama sözler işe yaramıyor uzun zamandır. Bataklık onları içine çekip çürütüyor. Siz en iyisi bir sabah denize doğru yola çıkın. Arabayı hızlı sürersem onu kaçırırım, diyerek endişelenmenize de hiç gerek yok. Yoldan çıkmamak için biraz içeriden aldığınız virajın bitiminde sizi karşılayacaktır. Size daha önce ne anlattılar bilmiyorum ama kartalı göremezseniz çok üzülmeyin. Yengeçler orada, bir kaç salyangoz ve sazlıkların içinde kuluçkaya yatmış turnalar da…

04,04,2018

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s