Başlangıç » Genel » SKY’ IN SEYİR DEFTERİ- 4. GÜN

SKY’ IN SEYİR DEFTERİ- 4. GÜN

     Bazen bir şeyler hissedersiniz. Mama kabınızdaki son kırıntıları yemiş, bir kaç yudum su içmiş, serin eşiğe serilmiş pofuduk minderinize yatıp kısa bir şekerlemeye hazırlanırken, pek de size ait değilmiş gibi bir duygu sizi ürperti verir.

     Tıpkı bugünkü gibi: Nasıl anlatsam? İçinden geçilen bir şey gibi — senin içinden geçen ya da içinden geçtiğin —anlayışınızı kısıtlayan, duyularınızı sığlaştıran… Yine de yuvarlanıp gelen bu topa kayıtsız kalamadım, peşine düştüm. Sanki o da kendisinden kaçan birisini yakalayıp ona kendi istenmezliğini ulamak istiyordu. Bu karşılıksız aşk kovalamacasında pati avantajıyla elbette ilk ben yakaladım avımı. Ona sımsıkı sarıldım ama bu sarılış beraberinde sahip olmanın bahşettiği özgüveni ya da kabarık, parlak ve muhteşem kürkümün altındaki asil ruhumu mest eden bir kavrayışı getirmedi. Beni istemedi, o da kendi pençelerini çıkardı, canımı yakarak hızla uzaklaştı benden. Tekrar peşine düşecek cesareti kendimde bulamadım.İki tarafında çınarların dallarını birbirine doladığı herkese kendi gölgesinin kuytuluğunu unutturacak kadar koyu gölgelerle dolu bir yolda yürürken buldum kendimi. Uzaktan uzun süredir görmediğimiz bir dostu görüp selam verdiğimiz ve ama yaklaştıkça yanıldığımızı anlayıp boş bir bakış ve utanca bulanmış hayal kırıklığıyla baş başa kaldığımız  o anı da yaşayıverdim, sevgililerin el ele tutuşup öpüşecek daha da koyu gölgeler aradıkları o yolda.

     Bir şeyi kokladım sanki. Lakin bu kadının hızlıca kapıdan girerken arkasında bıraktığı henüz tazeliğini yitirmemiş kokusu değildi. Daha çok dostlarla bir balıkçı meyhanesinde geçirilen keyifli bir akşamdan evinize dönerken üzerinize sinen kızarmış balığın, tütünün ve alkolün kokusuydu. Sohbetin en keyifli yerinde sevgilisine yaranmak için durduk yere sizi iğneleyen arkadaşınıza veremediğiniz o tumturaklı cevabın, bir türlü ”aman, neyse boş ver” e dönüşemeyen ”keşke” lerinizin kokusuydu. Eskidikçe tadı olgunlaşan bir peynirin dolabın arkasında unutulup fazla eskitildiği için yaymaya başladığı o keskin kokuydu. Ama en çok küçük bir çocukken annenizin kızacağını sandığınız için ucunu dişlemeye çekindiğiniz sıcak ekmeğin kokusuydu.

    İncecik bir sızıntı şeklinde hala akıyor o duygu benden. Görmek isterseniz dikkatlice sol göğüs kafesimin ortasına bakın. Eğer göremezseniz ellerinizle tüylerimi biraz aralayın. Sakın korkmayın. Yeterince kibar olursanız sizi asla ısırmam.

10,08,2017

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s